91 Dk.
Yıl 1790. Britanya'nın vahşi ve kanunsuz kırsalında, genç ve yetenekli bir Japon savaşçısı olan Tornado, yaşlı babasıyla birlikte diyar diyar gezerek, geleneksel Japon kukla Samuray gösterileri sergileyerek geçimlerini sağlamaktadır. Babası, ona sadece sanatını değil, aynı zamanda Bushido felsefesini ve onurun önemini de öğretmiştir. Bu mütevazı ve barışçıl hayatları, bölgenin en korkulan ve acımasız çetesi olan Sugarman ve kurnaz oğlu Little Sugar'ın yönettiği haydutlar tarafından kâbusa çevrilir.
Çete, Tornado ve babasının gösteriden kazandığı az miktardaki paraya göz koymakla kalmaz, Tornado'nun gözleri önünde babasını vahşice katleder. Babasının son nefesini verirken toprağa dökülen kanı, Tornado'nun içinde sönmez bir intikam ateşi yakar. Hayatının geri kalanını bir kurban olarak yaşamayı reddeden genç kadın, çetenin haksız yollarla topladığı tüm altınları çalarak bir anda ortadan kaybolur.
Bu cüretkar ve beklenmedik intikam eylemi, onu anında Sugarman çetesinin bir numaralı hedefi haline getirir. Artık Tornado, sadece babasının katillerinden kaçan bir sığınmacı değil, aynı zamanda üzerine amansız bir insan avının başlatıldığı, peşinde yüzlerce gözü dönmüş haydutun olduğu bir avdır. Britanya'nın engebeli ormanları, sisli bataklıkları ve karanlık sokakları, Tornado için bir hayatta kalma ve intikam arenasına dönüşür. Samuray ruhuyla donanmış bu genç kadın, babasının anısına ve onuruna yakışır bir şekilde mücadele etmeye kararlıdır.