92 Dk.
John, hayatını katı kurallar ve öngörülebilir rutinler üzerine kurmuş, her gününü bir öncekinin kopyası olarak yaşayan sıradan bir adamdır. Kendi inşa ettiği bu renksiz ve güvenli kafesin içinde, hayatın getirebileceği sürprizlere ve renklere tamamen kapalıdır. Ancak bu gri düzen, hayat dolu, cesur ve gizemli bir ruh olan June'un beklenmedik bir şekilde hayatına girmesiyle tuzla buz olur.
June, John'un varoluşunun tam zıttıdır; anı yaşar, risk almaktan çekinmez ve etrafına adeta bir yaşam enerjisi saçar. Bu tesadüfi karşılaşma, John'u sıkıcı günlük döngüsünden koparır ve onu daha önce hiç tatmadığı duygularla, heyecanla ve öngörülemez olaylarla dolu fırtınalı bir dünyaya çeker.
Birlikte, zamana karşı yarışırcasına baş döndürücü bir maceraya atılırlar. Bu yolculuk, John'un hayatına sadece unuttuğu renkleri ve sihri değil, aynı zamanda ruhunun derinliklerinde özlemini çektiği tutkulu bir aşkı da getirir. Tehlikenin ve samimiyetin iç içe geçtiği her an, ikilinin arasındaki bağı daha da güçlendirir. Ancak yaşadıkları bu rüya gibi maceranın kaçınılmaz bir bedeli vardır ve mutlulukları, hayatın gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalacaktır.