93 Dk.
Cebrail, kan davası nedeniyle köyünden kalkıp İstanbul’a gelir. Elinde tek bir isim vardır: Köyden kaçan hasmını bulup intikamını alacaktır. Ancak devasa İstanbul’da yolunu izini bilmeyen Cebrail, tesadüf eseri hemşehrisi (hemşosu) Yaşar ile tanışır.
Yaşar, İstanbul’un arka sokaklarını avucunun içi gibi bilen, küçük işlerle yolunu bulan, hafif fırlama ama özünde iyi niyetli bir adamdır. Yaşar, Cebrail’in bu "saf" halinden önce yararlanmak istese de zamanla aralarında sarsılmaz bir dostluk başlar. Bir yanda törelerin ağırlığıyla ezilen Cebrail, diğer yanda büyük şehrin karmaşasında ayakta kalmaya çalışan Yaşar... Bu ikili, İstanbul’un yeraltı dünyasından pavyon ışıklarına kadar uzanan, hem güldüren hem de düşündüren trajikomik bir maceranın içine düşerler.