96 Dk.
Tess Coleman ve ergenlik çağındaki kızı Anna arasındaki derin kuşak farkı, anne kız ilişkisini tam bir savaş alanına çevirmiştir. Her ikisi de birbirlerinin müzik zevklerini, giyim tarzını ve hayata bakış açısını anlamakta zorlanır, bu da sürekli anlaşmazlıklara yol açar.
Bir Perşembe akşamı, Çin lokantasında ettikleri hararetli bir tartışma sırasında yedikleri sihirli bir fal kurabiyesi, ertesi sabah hayatlarını akıl almaz bir şekilde değiştirir: Anne ve kız, birbirlerinin bedeninde uyanmışlardır. Başta büyük bir panik yaşasalar da, mecburen birbirlerinin kimliğine bürünerek günü idare etmeye çalışırlar. Bu zorunlu deneyim, zamanla birbirlerinin hayatındaki zorlukları, baskıları ve beklentileri ilk elden görmelerini sağlar.
Nihayetinde, birbirlerine duydukları öfkenin yerini empati ve anlayış alır. Aralarındaki sorunları çözmenin tek yolunun, karşılıklı olarak birbirlerine saygı göstermekten geçtiğini anlarlar.