Rachel ve Nicky’nin hayatlarını birleştireceği büyük güne sadece sayılı günler kalmıştır. Çift, düğün öncesinde Nicky’nin ailesine ait, şehirden uzak ve görkemli malikaneye gider. Burası normalde mutluluklarının başlayacağı huzurlu bir yer olmalıdır; ancak Rachel kapıdan girdiği andan itibaren havada tarif edemediği bir huzursuzluk sezer.
Nicky’nin ailesi, başta göründüğü kadar sıradan ve misafirperver değildir. Garip bakışlar, alttan alta hissedilen gerilimler ve açıklanamayan gizemli olaylar, Rachel’ın yeni aile üyelerine karşı büyük bir şüphe duymasına neden olur. Düğün saati yaklaştıkça, bu kusursuz görünen tablonun ardında çok korkunç bir sır saklandığı hissi giderek büyür. Gerçekle hayal arasındaki çizgi bulanıklaşırken Rachel, yaşadıklarının sadece bir düğün stresi mi yoksa gerçek bir kabus mu olduğunu çözmek zorundadır.