Ünlü bir yazar olan ve üniversitede ders veren bir baba, hayatı boyunca kelimelerle dünyalar kurmuş olsa da gerçek hayatta kızıyla iletişim kurmakta zorlanmaktadır. Kendi edebi şöhretinin gölgesinde kalan kızıyla aynı kampüsün koridorlarında karşılaşmak, her ikisi için de beklenmedik bir yüzleşmenin başlangıcı olur.
Baba, akademik başarıları ve entelektüel dünyasıyla gurur duyarken; kızı, babasının bu devasa gölgesinden kurtulup kendi kimliğini bulmaya çalışmaktadır. Kampüsün duvarları arasında yankılanan tartışmalar, aslında derin bir sevginin ve aynı zamanda çözülememiş kırgınlıkların dışavurumudur. İkisi de kendi doğrularının peşinden koşarken, bir ailenin ne kadar kolay parçalanabileceğini ama sevginin nasıl iyileştirici bir gücü olduğunu keşfedeceklerdir.